Kurban Psikolojisi
Kurban psikolojisi...
Neden Kendinizi Sürekli Mağdur Hissedersiniz?
Her birey hayatta zaman zaman haksızlığa uğrayabilir. Daha çok incinebilir ya da zorlayıcı olaylar yaşayabilir. Kendini sürekli mağdur hisseden birey, hayatta karşılaştığı tüm olumsuzlukları dış etkenlere, şansa ya da diğer insanlara yükler. Kendini kurban gibi algılar ve mağduriyet zihniyeti geliştirir. Hayatın her zaman kötü ilerlediğine inanır. Yaşanan her olay kişisel algılanır. Birey, hayatın içinde hiçbir şeyi kontrol edemeyeceğini düşünerek tam bir kurban psikolojisi içine girer. Ne yaparsa yapsın değiştiremeyeceğini düşünerek pasifleşir. Eğer siz de bu tür duygular yaşadığınızı hissediyor ya da çevrenizdeki kişilerden birisinde bu durumu gözlemliyorsanız bu yazımızda kurban psikolojisi nedir, ilişkileri nasıl etkiler ve bu konuyla ilgili neler yapılabilir gibi merak ettiğiniz detaylara değinmeyi hedefliyoruz.
Kurban Psikolojisi Nedir?
Kurban psikolojisinde kişi yaşadığı olumsuzlukları sürekli içselleştirerek kendini başkalarının eylemlerinin kurbanıymış gibi algılar. Hep kötü durumlar yaşanıyor ve yaşanmaya devam edecek düşüncesiyle yaşadıklarını genelleme yapar. Burada birey, sorumluluğu reddederek yaşamının kontrolünü kaybetmiş gibi hisseder. Aslında bir tür savunma mekanizması geliştirir. Bu mekanizma kendi hayatındaki gücünü ve potansiyelini görmesini engeller. Çaresizlik duygusuyla kişi mevcut durumları değiştiremeyeceğini düşünerek çaba sarf etmeye gerek duymaz. Bu bakış açısı zamanla kişinin yaşamını, ilişkilerini ve ruh sağlığını olumsuz yönde etkiler.
Kurban Psikolojisi Belirtileri:
Sürekli “Neden hep benim başıma geliyor?” gibi düşünmek.
Yaşanan olumsuz durumların sorumluluğunu almak yerine sürekli dış etkenlere yüklemek.
Kendini değişim konusunda çaresiz hissetmek.
Çözüm üretmek yerine sorunlara odaklanmak.
Sürekli haksızlık yaşadığına inanmak.
Başkalarının sürekli ilgi, onay ve beğenisi beklentisi içinde olmak.
Kendi ihtiyaçlarını ve sınırlarını ifade etmekte güçlük yaşamak.
Hata yaptığında sorumluluk almada zorlanmak.
Olumsuz deneyimleri genellemek.
Kendi hayatı üzerinde pasif kalmak.
Kurban Psikolojisi Nasıl Gelişir?
Kurban psikolojisi yaşam deneyimleri, öğrenilen düşünce kalıpları ve çevresel etkenlerin birleşimiyle gelişir. Bu süreci çocukluk yaşantıları, travmatik deneyimler, öğrenilmiş çaresizlikler etkiler. Çocukluk dönemi, bireyin hem kendisi hem de etrafı hakkında geliştirdiği temel inançların şekillendiği bir dönemdir. Bu dönemde deneyimlenen bazı olumsuzluklar, ilerleyen yıllarda bireyin kendini güçsüz, haksızlığa uğramış ve çaresiz hissetmesine neden olabilir.
Çocukluk yaşantıları :Çocukluk döneminde sürekli eleştirilen, ihmal edilen ve duyguları önemsenmemiş bir çocuk yetişkinlik döneminde güçsüz ve değersiz hissedebilir. Ebeveyni tarafından sürekli eleştirilen ve yetersiz hissettirilen bir çocuk “ne yaparsam yapayım yeterli olamam” inancı geliştirebilir. Ayrıca aşırı korumacı olan ebeveynlerle büyüyen çocuklar, karşılaştıkları problemlerle baş edebilme becerilerini geliştirmekte zorlanabilir.
Travmatik deneyimler :İstismar, ihmal, ani kayıplar, ciddi kazalar ve uzun süreli strese maruz kalma gibi travmatik deneyimler kişinin dünyayı ve çevresini güvensiz algılamasına neden olur. Travma sonrasında “Dünya güvenli değil.” “Ben güçsüzüm.” gibi inançlar geliştirilebilir. Bu düşünceler zamanla kişinin olaylar üzerinde etkisi olmadığına inanmasına ve kendini mağdur hissetmesine zemin hazırlayabilir. Ancak, her travma yaşayan bireyde kurban psikolojisi gelişmez.
Öğrenilmiş çaresizlik : Kişinin tekrar eden olumsuz deneyimler sonucunda hayatındaki hiçbir şeyi değiştiremeyeceğine inanmaya başlamasıdır. Zamanla “Nasıl olsa değişmeyecek.” düşüncesi gelişir ve harekete geçmekte zorlanır. Sorunlar karşısında çözüm aramak yerine pes etmeyi seçer. “Ne yaparsam yapayım hiçbir şey değişmez.” Diye düşünür. Başarısızlıkları kalıcı ve kişisel olarak algılar. Yeni fırsatları deneyimlemekten kaçınır. Böylece kendini güçsüz ve etkisiz hissetmeye başlar.
Düşük benlik saygısı :Benlik saygısı; kişinin kendine verdiği değeri, kendini nasıl gördüğü ve kendisi hakkında ne hissettiğidir. Benlik saygısı düşük olduğunda, birey kendini yetersiz, güçsüz ve değersiz algılar. Kendini başkalarıyla kıyaslama eğilimindedir. Eleştirileri bir başarısızlık olarak algılar. Kendi ihtiyaç ve sınırlarını ifade etmekte zorlanır. Başkalarının onayına ihtiyaç duyar. Başarılarını küçümserken, hatalarını büyütebilir.
İşlevsel olmayan düşünce : Burada yaşanan olaylardan ziyade, o olayları nasıl yorumladığımız önemlidir. Duygular ve davranışlar olayları yorumlama biçimine göre değişir. Kurban psikolojisinde aşırı genelleme ( Hep benim başıma geliyor.), felaketleştirme (Bu durum asla düzelmeyecek.), kişiselleştirme (Yaşanan her olumsuzluk benim yüzümden.), siyah beyaz düşünme (ya her şey mükemmel olur ya da tamamen başarısızdır.) ve seçici odaklanma (olumsuz deneyimleri olduğundan daha büyük, olumlu deneyimleri daha önemsiz görmek.) gibi düşünce kalıpları sık görülür.
Çevresel Pekiştirme : Davranışlar, çevreden alınan tepkilerle farkında olmadan pekişebilir. Bazen birey, mağdur rolünde kaldığında fazla ilgi, destek ve sorumluluklardan muaf tutulma gibi deneyimler yaşayabilir. Bu durum aslında bilinçli bir tercih değildir, ancak zamanla yerleşen bu davranış biçiminin sürmesine katkıda bulunabilir. Örneğin, kişi yaşadığı her zorlukta çevresinden yoğun ilgi gördüğünde sorunlarla baş edebilmek yerine sürekli mağduriyetini dile getirmeye yönelebilir. Ya da ailesi onun yerine tüm sorunları çözdüğünde, kendi problem çözme becerilerini kullanma fırsatı bulamayabilir. Bu durum, kişinin yaşadığı sıkıntının gerçek olmadığı anlamına gelmez. Sadece çevreden aldığı tepkiler nedeniyle farkında olmadan mağduriyet döngüsünün devam etmesine katkıda bulunabilir.
İlişkilerde Kurban Psikolojisi:
İlişkilerde kurban psikolojisi içinde olan birey, kendini sürekli haksızlığa uğramış, değersiz ve çaresiz olarak algılar. Bu bakış açısındaki kişi, yaşanan problemlerde kendi etkisini ve seçimlerini görmekte zorluk çeker. Daha çok karşı tarafın davranışlarına, hatalarına veya değişmesine odaklanır. Karşı taraftan yüksek beklenti içine girer. Beklentileri karşılanmadığında hayal kırıklıklarını iğneleme yaparak yansıtır. Partnerini ve onun eylemlerini manipüle etme eğilimindedir. İlişki içinde sorumluluk almaktan kaçınır.
Bu Döngüden Nasıl Çıkılır?
Yaşadığınız duyguları kabul edin. : Kurban psikolojisinden çıkabilmenin ilk adımı yaşanan duyguları görmezden gelmemektir. Olaylar karşısında üzüntü, öfke, hayal kırıklığı, korku ve incinmişlik hissetmek doğal tepkilerdir. Bu duyguları yok saymak yerine onları kabul etmeye çalışın. Bu durum, yaşananları onaylama anlamına gelmez. Aksine iyileşmenin bir parçasıdır. Duygularınıza alan açtığınızda, onların sizi yönetmesine izin vermeden sağlıklı bir şekilde işlemeye başlayabilirsiniz.
Kontrol edebileceklerinize odaklanın. : Kurban psikolojisinden çıkabilmek için, değiştiremeyeceğiniz geçmişe ya da başkalarına odaklanmak yerine kontrol edebileceğiniz alanlara yönelmeye çalışın. Yaşadığınız olayları değiştiremezsiniz ancak olaylara vereceğiniz tepkileri ve hangi adımları atacağınızı seçebilirsiniz. Bu durum yeniden güçlenmenize yardımcı olur.
Düşünce kalıplarınızı sorgulayın : Kurban psikolojisini sürdürmenize neden olan düşünce kalıplarınızı fark etmeniz ve sorgulamanız değişimin önemli adımlarındandır. “Hiçbir şey düzelmeyecek” ya da “ Hep benim başıma geliyor” gibi düşünceler zamanla gerçekmiş gibi hissedilir. Kendinize bu düşünceyi destekleyen ve desteklemeyen kanıtlar nelerdir? gibi sorular yönelterek işlevsel bir bakış açısı geliştirmeyi denemek kurban psikolojisinden çıkmanıza yardımcı olabilir.
Sorumluluk alın : Yaşanan olayların suçunu üstlenmek yerine buradan yaşamınız için ne gibi sorumluluklar alabilirsiniz buna odaklanmaya gayret edin. Geçmişte yaşananları değiştiremezsiniz ancak şuanda verdiğiniz kararlar ve atacağınız adımlar size yön verir. “Kendim için ne yapabilirim?” sorusuna odaklanmaya çalışın. Bu durum yaşadığınız çaresizlik hissini azaltarak yeniden kontrol duygusu geliştirmenize katkı sağlar.
Küçük ama uygulanabilir hedefler oluşturun : Kurban psikolojisinden çıkabilmek için büyük değişimler beklemek yerine, ulaşılabilir ve gerçekçi hedefler belirleyerek ilerlemeye çalışın. Bu durum motivasyonunuzu artırarak özgüveninizi güçlendirir.
Sağlıklı sınırlar koymayı öğrenin : Kendi ihtiyaçlarınızı ve sınırlarınızı fark etmeyi öğrenmek kurban psikolojisinden çıkabilmek için önemlidir. Sürekli etrafınızdaki insanları memnun etmeye çalışmak bir süre sonra tükenmişliğe yol açar. Değersizlik duygularınızı artırabilir. Bu nedenle sağlıklı sınırlar oluşturabilmek kendinizi korumanın ve ihtiyaçlarınızı ifade edebilmenin önemli bir parçasıdır.
Güçlü yönlerinizi hatırlayın : Kurban psikolojisinden çıkabilmek için sadece yaşadığınız zorluklara değil, sizi güçlü yapan özelliklerinize odaklanmaya çalışın. Üstesinden geldiğiniz zorlukları, geliştirdiğiniz becerilerinizi ve sahip olduğunuz kaynakları hatırlayın. Güçlü taraflarınızın farkına varmak kendinize olan güveninizi artırır ve zorluklarla baş edebilme inancınızı güçlendirir.
Gerektiğinde destek isteyin : Zorlandığınız dönemlerde güven duyduğunuz kişilerden destek almak, duygularınızı paylaşmak ve gerektiğinde bir ruh sağlığı uzmanından yardım almak önemlidir. Kurban psikolojisinden çıkabilmek için yardım almak bir zayıflık değildir. Bu aksine kendi ihtiyaçlarınızı fark ettiğinizi ve kendinize önem verdiğinizi gösteren sağlıklı ve önemli bir adımdır.
Psikolog Funda Buharalı, Antalya Psikiyatri Merkezi, Psikiyatrist Antalya.
Antalya Psikolog.
