PSİKİYATRİ TANI VE TEDAVİ #2
Dikkat uyarılma, uyanıklık, konsantrasyon, motivasyon, uygun uyaranın seçilip uygun olmayanın dışlanması gibi bir çok işlevin kompleks biçimde çalıştığı karmaşık bir kavramdır. Uyanık ve uyarılmış olmak dikkat için olmazsa olmaz bir gereklilik iken aşırı uyarılmış olmak dikkati toplama özelliğini negatif etkiler.
Kötüye kullanım ve bağımlılık potansiyeli olan, burna çekme, dumanını içe çekme, enjeksiyon benzeri bir çok yolla alınabilen, duygudurum, algılama, biliş ve tüm beyin işlevlerinde değişiklik yaratan eroin, kokain, esrar, amfetamin, sedatif hipnotik ilaçlar, kokain, alkol gibi doğal veya sentetik her türlü kimyasal, madde olarak isimlendirilir.
Gebelik hızlı hormonal ve fizyolojik değişiklikler yanında psikolojik uyum mekanizmalarını da etkileyen, fizyolojik, psikofizyolojik ve psikososyal bir süreçtir. Bu dönemde bazı psikiyatrik hastalıklara eğilim artmaktadır. Bir çok kadın sorun yaşamazken bazı kadınlarda ise ılımlı psikiyatrik belirtilerden hastaneye yatacak derecede ağır psikiyatrik bozukluklara kadar değişen psikopatolojiler görülebilmektedir.
Neşe, üzüntü, öfke, kin, nefret, korku, bunaltı, kaygı gibi duygusal tepkiler duygulanım olarak tanımlanır. Algılamak, tanımak, değerlendirmek, neden sonuç bağlantısını kurmak, hafızaya almak gibi zihinsel yetiler ise bilişsel süreçlerdir.
Diğer insanların yanında yemek yemeye çekiniyor, topluluk önünde konuşamıyor, halka açık tuvaletleri kullanamıyor, başkalarıyla el sıkışmaktan korkuyor, kişilerarası ilişkilerde ilk konuşmayı başlatamıyor iseniz büyük olasılıkla sosyal fobiniz vardır.
Uçak fobisi en yaygın özgül fobilerdendir. Globalleşen dünyamızda kişilerin seyahat özgürlüğünü ve pratikliğini yok eden illet.
Eskiden histeri, histerik nevroz olarak isimlendirilen konversiyon ve disosiyasyon bozuklukları çok eski çağlardan beri bilinmektedir. O zamanlar doğaüstü güçlerin etkisine bağlanan bu bozukluklar ilk kez Hipokrat tarafından hastalık olarak tanımlanmıştır. Yunancada rahim (döl yatağı) anlamına gelen hysteron sözcüğünden gelen histeri, cinsellik ile bağdaştırılmış, bu yüzden uzun yıllar yanlış anlamlar yüklenerek, farklı gözlerle bakılan bir hastalık olarak değerlendirilmiştir. Günümüzde tıp dilinde histeri artık kullanılmamaktadır.
Çeşitli psikoterapi yöntemleri ve egzersiz, depresyon tedavisinde ilaca alternatif olarak ya da ilaç tedavisini desteklemek amacıyla kullanılmaktadır.
Psikiyatrik olarak depresyon tanısı, doğrudan hastayla görüşme, klinik gözlem, aile üyelerinden alınan bilgi ve diğer yan bilgilerle (tıbbi kayıtlar gibi) konur.
Latince anxietas kelimesinden gelen anksiyete, zihindeki üzüntü, sıkıntı, dert, rahatsızlık, eziyet, bozukluk anlamındadır.
Tik ve tik bozuklukları gerek çocuk ve ergen psikiyatrisi, gerekse yetişkin psikiyatrisinde sıklıkla karşımıza çıkmaktadır.
Alkolik ve alkolizm terimleri alkol bağımlılığında kullanılan en bilinen kavramlar olmakla birlikte, Dünya Sağlık Örgütünün tanımlamasında alkol bağımlılığı sendromu, alkolizm yerine kullanılmaktadır.
Panik atak ve panik bozukluğu için anksiyete bozukluklarının en tipik örneği ve temelini oluşturan bir sorundur diyebiliriz.
Depresyon kadınlarda erkeklere oranla iki kat daha fazla gözlenir. Kadınlardaki depresyon yaygınlığında bilişsel farklılıklar, biyolojik özellikler ve psikososyal sıkıntılar rol oynamaktadır.
Ağrı biyo-psiko-sosyo-kültürel bir bütünlük içinde ele alınması gereken, psikiyatri dahil bir çok tıp dalını ilgilendiren, psikolojik faktörlerin önemli rol oynadığı bir konudur.
Psikiyatride toplumsal kaygı bozukluğu olarak da isimlendirilen sosyal fobi sıklıkla başkalarının önünde konuşma, yemek yeme ya da yazma, genel tuvaletleri kullanma, görüşme ve toplantılara katılma durumlarında kendini gösterir.
Hiç beklenmedik bir zaman ve hiç beklenmedik bir yerde ortaya çıkan, ölüm duygusu yaratan korku krizi. Evet, panik ataktan bahsediyoruz.
Bipolar affektif bozukluk, iki uçlu bozukluk, psikoz manyak depresif isimlerini de alan bipolar bozukluk, 2000 yılı aşkın bir süredir bilinen psikiyatrik bir hastalıktır.
1970’ li yıllarda majör depresyon tedavisi için geliştirilen kişilerarası ilişkiler terapisi, pragmatik (işe yönelik, sonuç odaklı), sınırlı süreli bir psikoterapi yöntemi olup, günümüzde yineleyici depresyon ve bipolar (iki uçlu) duygu durum bozukluğu tedavisinde de etkin biçimde kullanılmaktadır.
Bazı yaşam olayları, kişilik özellikleri, düşünce yapıları ve inançlar, yetiştirilme tarzı, duygusal bozukluklar gibi faktörler kişilerin depresyona yatkınlığını arttırmakta, depresyona girmeyi kolaylaştırmaktadır.
Duygudurum bozuklukları ve şizofreni iki ayrı hastalık grubu olarak tanımlanmış olsa da, şizofreni seyrinde depresyon gelişmesi sık gözlenen bir durumdur.
Ağır kişilik bozukluklarının tedavisinde ilaçlar ilk tercih olmamakla birlikte hedefe yönelik, kısa süreli, dikkatle seçilecek bir ilaç oldukça faydalı olabilir. Kişilik bozukluklarının tedavisinde ilaçların ikinci planda kalmasının nedeni, kişilerin temel sorunlarının ilaç sağaltımından etkilenmemesidir.
Bilişsel davranışçı terapi (BDT), orta ve şiddetli belirtiler gösteren vakalar da dahil olmak üzere depresyon tedavisinde etkili olmakta, ilk sıra tedavisi olarak psikiyatri kılavuzlarında gösterilmektedir.
Son 35 yılda yapılmış olan birçok kontrollü psikiyatrik çalışma OKB’ de (Obsesif Kompulsif Bozukluk) farmakolojik tedavinin etkinliğini kanıtlamıştır. İlaç tedavileri ile OKB hastalarının en az % 90’ında klinik iyileşme görülür.
Belirgin saç kaybına yol açan tekrarlayıcı saç yolma olarak bilinen trikotilomani, psikiyatri kılavuzlarında impuls kontrol bozuklukları ve obsesif kompulsif spektrum içinde yer alır.
Özellikle yüzleştirme ve tepki önleme ağırlıklı davranışçı terapi Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB) tedavisinde uzun yıllar hakim olmuş, daha sonra bilişsel terapi güncel psikolojik yaklaşımlar arasında kendine yer bulmuştur.
Anksiyete bozukluklarının tedavisinde trisiklik antidepresanlar, seçici serotonin geri alım inhibitörleri, fenelzin ve alprazolam gibi ilaçlar yoğun olarak kullanılsa da ilaçların kesilmesini takiben (özellikle panik bozukluğunda) % 25-80 nüks görülebilmektedir.
Majör depresyon en önemli ruhsal bozukluklardan biri olup, tedavide ana hedef en kısa sürede düzelme sağlamaktır.
Genel tıbbi bir bozukluk düşündüren fiziksel ya da somatik yakınmalar bulunmasına karşın bunu fizyolojik olarak açıklayamıyor, tıbbi kanıtlar ortaya koyamıyorsak somatoform bozukluktan söz edebiliriz.
Major depresyon haricinde farklı depresyon çeşitleri bulunur ve bunlar psikiyatride depresyon alt tipleri olarak sınıflandırılır. Bu yazımızda depresyonun farklı çeşitlerinden söz edecek, depresyon çeşitleri nelerdir sorusunu yanıtlayacağız.
Ciddi ruhsal rahatsızlıkların en yaygınlarından biri olan şizofreni hastalığı, tek bir hastalık gibi tartışılsa da, heterojen etyolojili bir grup bozukluktur.
Bazı ruhsal sorunların tedavisinde psikoterapi ile ilaç tedavisinin birlikte kullanımı psikiyatristlerce tercih edilir. Burada amaç psikotrop ilaçlar ile psikoterapinin etkinliğini arttırmaktır. Bu kombinasyon gelişigüzel değil, her iki tedavi bilinçli biçimde bütünleştirildiğinde maksimum verimi verecektir.
Kaygı olarak bilinen anksiyete, psikoloji-psikiyatri dünyasında farklı kuramlarda ele alınan temel kavramlardan biridir. Psikodinamik, nörobiyolojik ve bilişsel davranışçı kuramlar anksiyete (kaygı) üzerinde geniş teori ve katkıda bulunmuşlardır.
Yetersizlik, suçluluk duyguları içinde, gergin ve sinirli, toplumdan kaçınma, ilgi kaybı, inaktivite ve üretkenliğinizin azaldığını hissediyor, mutsuz ve umutsuz ruh haliniz daima süreklilik gösteriyorsa kronik depresyonda olabilirsiniz.
Panik bozukluğu tedavisinde ilaçların yeri büyüktür. Panik atağınızı tedavi edecek son derece etkin ilaçlar psikiyatride güvenle kullanılmaktadır.
Antidepresan ilaçlar, psikiyatrik tedavilerde yetişkinler kadar çocuk ve ergenlerde de kullanılmaktadır.
En yaygın ruhsal rahatsızlıklardan olan özgül fobilerin yaşam boyu görülme oranı %11’i bulabilmektedir. Sıklığına rağmen tedaviye başvuranların oranı ise oldukça düşüktür.
- «
- 2 / 2
