OKB Benzeri Hastalıklar

Beden dismorfik bozukluğu, istifleme bozukluğu, saç yolma bozukluğu (trikotillomani) ve deri yolma bozukluğu (ekskoriasyon) bir çok özelliğiyle obsesif kompulsif bozukluğa (OKB) benzemekte, bu nedenle de obsesif kompulsif bozukluk spektrumu hastalıklar olarak sınıflandırılmaktadırlar.

OKB psikiyatride önemli bir hastalık olup, obsesif kompulsif bozukluk tanısı, tedavisi, nedenleri ile ilgili ayrıntılı yazılarımız (www.antalyapsikiyatri.com), (www.psikoterapi.pro), (www.antalyapsikiyatrist.com) web sitelerimizde mevcuttur. Bu yazımızda obsesif kompulsif bozuklukla ilişkili yani OKB spektrumu içindeki hastalıklardan söz edeceğiz.

Beden Dismorfik Bozukluğu:

Bedeninden memnun olmama anlamına gelen beden dismorfik bozukluğunda, kişide belirgin derecede ruhsal sıkıntı ya da günlük işlevlerde bozulma yaratacak kadar görünümdeki hayali bir kusurla uğraşma söz konusudur.

İlk olarak Emil Kraepelin tarafından bir kompulsif nevroz olarak tanımlanan hastalık, dismorfofobi ismi ile de anılmıştır. Pierre Janet hastalığa bedenle ilgili utanç obsesyonu demiş, Freud burnu ile ilgili endişeleri olan kurt adam tanımında aynı hastalıktan bahsetmiştir.

Hastalık DSM’nin 5. Baskısında net biçimde obsesif kompulsif bozuklukla ilişkili hastalıklara dahil edilmiştir.

İnsanların görünümleriyle ilgili endişeleri ve bunu düzeltme adına ciddi uğraşılara girmeleri %50’leri bulsa da, gerçek anlamda hastalık kriteri taşıyanlar %2-3 civarındadır. En yaygın başlangıç yaşı 15-30 arası olup, kadınlarda biraz daha fazla görülür. Bekarlarda daha sık rastlanan hastalıkta yandaş bir psikiyatrik bozukluk (depresyon, kaygı bozukluğu, psikotik bozukluk gibi) bulunma olasılığı yüksektir.

Ayna hastalığı da denen dismorfofobinin nedeni bilinmemektedir. Bazı aile ve kültürlerde beden güzelliğine dair kalıplaşmış inanışlar hastalığı tetikleyebilmektedir. Patofizyolojide serotoninle ilgili bozukluklar olduğu aşikardır. Psikodinamik teoride ise cinsel veya duygusal çatışmanın ilgisiz beden bölümlerine yer değiştirerek yansıdığı kabul edilir.

Beden dismorfik bozukluğu tanısı koymak için görünümde algılanan bir kusur için aşırı zihinsel uğraş olması ya da hafif bir kusurun aşırı büyütülmesi gerekir. Hastalar aynaya bakıp durma gibi yineleyici davranışlarda bulunur, kendisiyle aşırı uğraşır veya dış görünümlerini sürekli başkalarıyla karşılaştırır. Bu uğraşlar neticesinde kişide belirgin bir duygusal sıkıntı veya önemli alanlarda işlevsellikte bozulma olmalıdır.

Yapılan psikiyatrik araştırmalarda en çok saç olmak üzere burun, deri, gözler, yüz, tüm vücut, göğüsler, cinsel organlar, dudaklar, karın, dişler gibi bölgelere yönelme olduğu görülmektedir. Bir çok hastada ortalama dört bölgeden hoşnutsuzluk vardır.

Erkeklerde takıntı haline gelebilen, günlük yaşamı etkileyerek, tüm zamanı alabilen vücut geliştirme ve kas kütlesini arttırma arzusu özel bir dismorfik bozukluktur.

Beden dismorfik bozukluğunda diğer kişilerin sözde beden kusurlarını fark etmesi gibi sanrılar, aynaya bakıp durma ya da yansıtıcı yüzeylerden kaçınma, varsayılan kusuru makyaj veya giyim ile saklama gibi durumlar olur. Hastalar sosyal veya mesleki ortamlardan kaçmaya başlar. Bazı hastalar sözde kusurlarıyla alay edileceği endişesiyle evden çıkamaz hale gelebilirler. %20 hastada yaşanan endişe nedeniyle intihar girişimi görülebilmektedir.

Bu hastalık hemen herkeste görülebilen görünümle ilgili normal endişelerle karıştırılmamalıdır. Depresyonda görülen bedeninden memnun olmama hali, cinsel kimlik bozukluğunda görülen birincil ve ikincil seks karakterlerinden hoşnut olmama hali, anoreksiya nervozada görülen aşırı bedensel uğraşlar dismorfofobiden ayrılmalıdır.

Beden dismorfik bozukluğu tedavisinde trisiklik antidepresanlar, MAO İnhibitörleri ve serotonin gerialım inhibitörü antidepresanlar kullanılmaktadır. Tedaviye yanıt alınamayan hastalarda buspiron, lityum, metilfenidat veya antipsikotikler eklenebilir.

Dismorfofobik hastalarda karşılaşılan en büyük sorunlardan biri bu hastaların estetik ameliyat olmalarıdır. Çoğu kez görünümle ilgili inanç ile ameliyat sonrası düzelen kusur uyuşmayacak, hasta memnun olmayacaktır. Meme küçültme veya büyütme, penis büyütme, vajina estetiği, burun estetiği, yüz sarkmaları gibi operasyonları isteyen kişilerde beden dismorfik bozukluğu olup olmadığı iyi araştırılmalıdır. Bu gibi durumlarda estetik operasyonu yapan doktor ile hasta arasında çatışma yaşanacak ve/veya kişi kozmetik kusurunun düzelmesine rağmen hayat sorunlarının çözülmediğini görünce psikolojik sağlığını iyice bozacaktır.

İstifleme Bozukluğu:

Başlangıçta Obsesif Kompulsif Bozukluğun bir alt tipi olarak adlandırılan bu bozukluk artık ayrı bir hastalık olarak tanımlanmaktadır. İstifleme bozukluğunun özelliği maddi değeri çok az ya da hiç olmayan şeyleri elde etme çabası veya elden çıkaramamadır. Sonuçta yaşam alanında aşırı yığılma olacak, sağlık, temizlik, yangın, düşme gibi sorunlar ortaya çıkacaktır.

Bu hastalar gelecekte yararlı olacaklarını düşündükleri biriktirme eşyalarını kaybetme şeklinde saplantılı bir korkuya sahiptirler. Eşyaların önemi hakkında hatalı inanç ve eşyalara aşırı duygusal bağlanmaları söz konusudur.

Toplum genelinde %2-5 rastlanan istifleme bozukluğu erkek ve kadınlarda eşit oranda görülür. Bekarlarda daha sık olup, sosyal kaygı ve bağımlı kişilik özellikleri ile ilişkilidir. Başlangıcı genellikle erken ergenlik dönemlerinde olur ve ömür boyu devam eder.

OKB ile istifleme bozukluğu arasında yakın bir ilişki vardır. Obsesif kompulsif bozukluğu olanların üçte birinde istifleme bozukluğu da bulunmaktadır. Çoğu kez kompulsif satın alma ile istifleme de paralel gitmektedir.

İstifleme bozukluğunda OKB kadar önemli bir faktör de kişilik bozukluklarıdır. Bağımlı, çekingen, şizotipal ve paranoid kişilik bozukluklarında istifleme davranışına sık rastlanır.

İstifleme davranışı gösteren OKB hastalarında dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu yaklaşık on kat daha fazla görülmektedir. Bu durum psikiyatride özellikle dikkat çekicidir.

Şizofreni hastalarında da istiflemeye çok sık rastlanır. Demans ve diğer nörobilişsel bozukluklar da istifleme davranışını arttırmaktadır. Bazen yeme bozuklukları, depresyon, madde kullanım bozuklukları, kaygı bozuklukları, kleptomani ve patolojik kumar oynamada da istifleme bozukluğuna rastlanmaktadır.

İstifleme bozukluğunun ailesel yönüne dikkat çeken bir çok psikiyatrik araştırma mevcuttur. Bunlarda istifçilerin %80’inin en az bir birinci derece akrabasında da aynı durumun olduğu görülmektedir.

DSM-5 tanı kriterlerine göre istifleme bozukluğu tanısı koymak için; yararsız ya da değersiz aşırı miktarda eşya edinme ya da onları elden çıkaramama, bu derece biriktirmeden dolayı yaşam alanında normal faaliyetlerin kısıtlanması ve istifleme nedeniyle önemli sıkıntı ile işlevsellikte bozulma yaşanmalıdır. Bazı hastalar tamamen içgörüden yoksun olurlar ki bunlarda tedavi çok zordur. Bazen istifleme ile ilgili sanrısal inançlar da görülebilmektedir.

Biriktirme takıntısının altında daha sonra ihtiyacı olabileceği eşyaları kaybetme korkusu ve eşyalara duygusal bağlanma yatar. Hasta için ortada bir sorun yoktur. Durumu gayet mantıklı bulur, kimliğinin bir parçası olarak varsayar. İstifleme zaman içinde yavaş yavaş olur. Eski kıyafetler, çantalar, gazete ve dergiler, notlar, kitaplar en çok istiflenen maddelerdir.

İstifleme bozukluğu olanlarda aslında eşyaları düzenleme, onları temiz ve düzenli tutmada yetersizlik vardır. Eşyaları atmaya bir türlü karar veremez. Bunların altında ise bazı hatalı inançlar yatar. Örneğin, eski gazete ve dergileri biriktiren bir hasta, onların içindeki bilgilerin unutulup, bir daha elde edilemeyeceğini düşünür. Bilinçdışında ise bilgileri unutmanın ciddi sonuçlar doğuracağına dair inançlar bulunur.

İstifleme davranışı OKB ve obsesif kompulsif kişilik bozukluğu ile yakından ilişkilendirilmişse de saplantı, zorlantı ve ritüeller görülmez. Biriktirme-istifleme kişiye sıkıntı vermemekte, eşyaları atma ihtimali doğduğunda problem çıkmaktadır. Bunda da kaygıdan ziyade öfke ve suçluluk duyguları ağır basar.

İstifleme davranışı orta ve ağır demanslarda, şizofrenilerde sık rastlanan bir bulgudur.

İstifleme bozukluğunun tedavisi oldukça zordur. OKB ile yakından ilişkili olmasına rağmen, OKB için için etkili olan tedaviler bu hastalarda çoğu kez işe yaramaz. İlaç tedavisi ve bilişsel-davranışçı terapi ile %20 olguda sonuç alınabilmektedir.

Tedavide en çok tavsiye edilen yöntem, karar verme ve ayırma eğitimi, atma davranışlarına maruz bırakma ve alıştırma ile bilişsel yeniden yapılanmayı içeren bilişsel-davranışçı modeldir. Tüm amaç hastaya sahip olduğu eşya miktarı ile yaşam alanı arasındaki dengeyi koruma becerisini kazandırmaktır.

Saç Yolma Bozukluğu:

Trikotillomani ismini alan saç yolma bozukluğu, yineleyici saç yolma ile karakterizedir. Neticede dışarıdan fark edilebilecek kadar saç kaybı olabilir. Saç yolma öncesi artan gerginlik ve sonrasında gelen rahatlama ile haz alma durumu OKB ile benzerdir.

Saç yolma bozukluğu sıklıkla ergenlik döneminde başlar, ailenin tek ya da en büyük çocuğu olma ihtimali daha yüksektir. Kız ve erkek oranı eşittir. Hastaların üçte biri yoldukları saçları yutarlar veya çiğnerler.

Saç yolma bozukluğu (trikotillomani) OKB, Tourette sendromu, yeme bozuklukları, depresyon, kaygı bozuklukları, obsesif, sınırda ve narsisistik kişilik bozuklukları ile eş zamanlı görülebilir.

Hastaların dörtte birinde başlangıçta stresli bir yaşam olayı bulunur. Bu bireylerin aile üyelerinde tiklere, dürtü kontrol bozukluğuna ve obsesif-kompulsif bulgulara sıklıkla rastlanır.

Tanıda saç yolma davranışından önce giderek artan bir gerginlik yaşanması ve yolma eylemiyle birlikte rahatlama ve haz yaşandığının tespiti gerekir. Saç, yolunan en sık bölge olmakla birlikte sırasıyla kaş, kirpik, sakal, gövde, koltukaltı ve kasık bölgesi kılları da kopartılabilmektedir.

Bazı hastalar hoşlanmadıkları herhangi bir dürtü, bedensel his ya da düşüncelerden kurtulmak için bilerek ve isteyerek yolma eyleminde bulunurken, bazı hastalar tamamen sedanter bir ortamda bilinçsiz biçimde yolma işlemini gerçekleştirirler.

Trikofaji dediğimiz saç ya da kılı yutan hastalarda oluşan trikobezoarlar nedeniyle bağırsak tıkanıklıklarına rastlanabilmektedir.

Saç yolma bozukluğu (trikotillomani) tedavisinde psikiyatrist ve dermatologlar birlikte çalışmalıdır. Topikal tedavi yanında antidepresanlar ve antipsikotikleri içeren farmakolojik tedaviler gerekebilir. Lityum da tedavide yeri olan ilaçlardandır.

Trikotillomani tedavisinde hipnoterapinin faydası büyüktür. Verilen hipnotik telkinler ile hastalık kalıcı biçimde düzelir.

Tedavinin psikoterapi ayağında ise biyo-geribildirim, kendini izleme, duyarsızlaştırma ve alışkanlığı tersine çevirme gibi davranışçı yöntemlerden yararlanılır.

Deri Yolma Bozukluğu (Ekskoriasyon):

Obsesif Kompulsif Bozukluk spektrumunda yer alan bir diğer hastalık da ekskoriasyon dediğimiz, kompulsif ve yineleyici biçimde derinin yolunmasıdır. Deri yolma bozukluğu tarih boyunca duygusal ekskoriasyon, nevrotik yapay deri kazıma, epidermotillomani ve yapay ekskoriasyon gibi farklı isimlerle anılmıştır.

Kadınlarda daha yaygın olan bu hastalık toplum genelinde %1-5 iken, ergenlerde %12’yi bulabilmektedir.

Deri yolma bozukluğunda eş tanılı OKB bulunma olasılığı çok yüksektir. Bu hastalarda kirlenme ve deri hastalıklarına dair obsesyonlar veya pürüzsüz bir cilde, kusursuz bir ten rengine sahip olmayla ilgili aşırı zihinsel uğraşlar görülebilir.

Otoriter anne babaya karşı bastırılmış şiddetin gösterilmesi, mastürbasyon eşdeğeri olduğu, evlilik içi çatışmalar, sevilen bir kişinin kaybı ya da istenmeyen gebelikler deri yolma bozukluğu etiyolojisinde söz edilen bazı görüşlerdir.

Deri yolma sendromunda en sık yolunan bölge yüzdür. Bacaklar, kollar, gövde, eller, tırnak çevresi, parmaklar ve saçlı deri yolunan diğer kısımlardır.

Hastalar yolma öncesinde gerginlik, yolma sonrasında ise rahatlama ve haz duyarlar. Yolma eylemi bireyi stres , gerginlik ve diğer olumsuz duygulardan uzaklaştırır. Hastaların yarıdan fazlası yaptığı davranıştan suçluluk ve utanç duyduğunu ifade etmektedir.

Zeka geriliği, duygusal dengesizlik, kaslarda güçsüzlük ve gevşeklik, kısa boy ve şişmanlıkla seyreden Prader-Willi sendromunda deri yolmaya %97 oranında rastlanır. Deri yolma ile karşılaşılan bir durumda Prader-Willi Sendromu mutlaka akla gelmeli, fizik muayene ihmal edilmemelidir.

Vücut dismorfik bozukluğunda vakaların yaklaşık yarısında deri yolma bozukluğu da bulunur.

Bu kısımda yapay dermatit (dermatitis artefakta) den bahsetmeden geçmemek gerekir. Burada hastalar deri lezyonları oluşturmak için basit deri yolmaya göre daha komplike davranarak ülser, eritem, purpura gibi özel deri lezyonları oluştururlar. Şiddetli bir dermatoz görüntüsü gelişir.

Deri yolma bozukluğunu tedavi etmek zordur. Fluoksetin, naltrekson, lamotrijin gibi farmakolojik ajanlar ve bilişsel-davranışçı terapi tedavide kullanılmaktadır.

Antalya psikiyatri ve psikoterapi merkezi, Lara/Muratpaşa/Antalya.

Psikiyatrist ve Psikoterapist Emine Filiz Uluhan.