Obsesif Kompulsif Bozuklukta İlaç Tedavisi

Son 35 yılda yapılmış olan birçok kontrollü psikiyatrik çalışma OKB’ de (Obsesif Kompulsif Bozukluk) farmakolojik tedavinin etkinliğini kanıtlamıştır. İlaç tedavileri ile OKB hastalarının en az % 90’ında klinik iyileşme görülür.

İlaçların obsesif kompulsif bozuklukta iyileştirici etkileri yüksek olmasına rağmen hastaların 1/3’ i hiç ilaç almamakta, yarısı ise en yüksek etkili dozda ilaç almamaktadır.

OKB (Obsesif Kompulsif Bozukluk) tedavisinde farmakoterapinin esasını klomipramin (Anafranil) ve seçici serotonin geri alım inhibitörleri (SSRI) oluşturur. Yale-Brown Obsesif Kompulsif Ölçeği (Y-BOCS) ile takip edilen OKB hastalarında klomipramin, fluvoksamin, fluoksetin, sertralin, paroksetin ve sitalopram’ a olumlu yanıtlar alındığı görülmektedir.

Klomipramin, OKB tedavisinde bütün ilaçlardan daha etkin olmasına karşın yan etki profili ve potansiyel ilaç etkileşimlerinden dolayı SSRI grubu ilaçlar günümüzde daha çok tercih edilmektedir. Antikolinerjik yan etkiler ve kardiyak yan etkiler klomipramin kullanımını kısıtlamaktadır. Bundan dolayı bir çok psikiyatrist ilk tercih olarak SSRI kullanır.

Obsesif kompulsif bozuklukta uzun dönemli tedavi ve nüksün önlenmesinde tam bir fikir birliği olmamakla birlikte akut tedavi sonrasında, en az 12 ay boyunca, yüksek etkin dozlarda ilaç tedavisine devam edilmesi önerilmektedir.

Atipik bir antipsikotik olan aripiprazol, serotonin reseptör antagonisti olan ondansetron, antidepresif bir ilaç olan bupropion ve nikotin sakızları da OKB tedavisinde kullanılabilmektedir.

OKB’ de tedaviye yanıtsızlık sıktır. %20-40 vaka tedaviye yeterince yanıt vermez. Bu durumlarda başka bir ilaç eklemek, dozu arttırmak, ilacı değiştirmek arasındaki seçimi psikiyatristiniz yapacaktır.

Tedaviye dirençli obsesif kompulsif bozukluk vakalarında tedaviye antipsikotiklerin eklenmesi başarılı olabilmektedir. Bu amaçla risperidon, olanzapin ve ketiapin tedaviye dirençli OKB hastalarında SSRI grubu antidepresanlara eklenebilir. Antipsikotiklerin kesilmesinin ardından nüks görülebilmektedir.

Mirtazapin, venlafaksin, klonazepam, pindolol, riluzol, topiramat gibi ilaçlar da SSRI’ lar ile kombine yapıldığında tedavi şansını arttırabilmektedir.

Aynı ilaçlar kullanıldığı halde, OKB tedavisi depresyon tedavisinden farklıdır. OKB’ de klinik yanıt 8-12 haftaya kadar gecikebilir. Fluoksetin, paroksetin, setralin, sitolapram ve essitolopram depresyondaki dozlarının üzerinde kulanıldığı taktirde obsesif kompulsif bozuklukta etkili olurlar.

SSRI tedavisine yanıt alınamayan OKB hastalarında başka bir SSRI’ a geçmek uygun olabilir. Daha önce başka bir antidepresana yanıt vermeyen hastalarda paroksetin kullanmak iyi bir tercihtir.

Bazı çalışmalarda da ağızdan ilaç tedavisine dirençli OKB vakalarının ilacın damar yoluyla verilmesine olumlu yanıt verebildiği görülmüştür. Bu amaçla intravenöz formları mevcut olan klomipramin ve sitalopram damar yolundan kullanılabilir.

Obsesif kompulsif bozukluk (OKB) tedavisinde en uygun seçenek ise ilaç tedavisinin davranışçı terapi ile kombine edilmesidir.

Yoğun maruz kalma ve ritüel önlemeye dayalı davranışçı terapinin tedavide kullanımı başarı şansını %90’ lara çıkartır. Davranışçı terapi ve ilaç tedavisi kombinasyonu uzun dönemli iyileşmede en iyi neticeyi verir. Yapılan bir psikiyatrik çalışmada ilaç tedavisi sonrası ortalama nüks süresi 25 ay iken, davranışçı terapi uygulananlarda bu süre 132 ay olarak bulunmuştur.

OKB tedavisinde günlük doz genellikle depresyon tedavisi için gerekli olandan daha yüksektir. 250-300 mg klomipramin, 200-300 mg fluvoksamin, 40-60 mg paroksetin, 225 mg sertralin, 60-80 mg fluoksetin, 40-60 mg sitolopram dozlarına çıkmak gerekebilir.

Cilt yolma, tırnak yeme, kompulsif satın alma bozukluğu (mani veya hipomani ile ilişkili bulunmayan aşırı alışveriş) ve kompulsif cinsel bozukluk (seks bağımlılığı) gibi obsesif kompulsif spektrum bozukluklarında da benzer ilaç tedavileri kullanılabilir. SSRI’ lar ve naltrekzon obsesif kompülsif spektrum bozukluklarının tedavisinde en çok tercih edilen ilaçlardır.

Antalya psikiyatri ve psikoterapi merkezi olarak bu yazıdaki amacımız OKB’ nin tedavi edilebilir bir hastalık olduğuna vurgu yapmaktır. Gerek ilaç tedavisi, gerekse psikoterapi ile obsesyon ve kompülsiyonlarınızdan (takıntı ve zorlantı) kalıcı biçimde kurtulabilirsiniz. İlaç tedavisi mutlaka psikiyatrist tarafından önerilmeli ve izlenmelidir. Kontrolsüz ilaç kullanımı telafisi mümkün olmayan zararlar verebilir. Antalya psikiyatri ve psikoterapi merkezi her türlü psikiyatrik bozukluk ve psikolojik sorununuzda farmakoterapi ve psikoterapi hizmeti ile yanınızdadır.

Antalya Psikiyatri ve Psikoterapi Merkezi, Lara/Muratpaşa/Antalya.

Psikiyatrist ve Psikoterapist Emine Filiz Uluhan.